Darbeci Asteğmen Olur mu!

Darbeci Asteğmen Olur mu!

30 Aralık 2017 0 Yazar: Mustafa YILMAZ

Her anne gibi yüreği kıpır kıpır oldu oğlunun gururlanarak verdiği haberi duyunca…

Biraz endişe, biraz korkulu ama bir o kadar da gururlu…

Her Türk Anası gibi hissettiği o tarifsiz duygular içerisinde pürdikkat dinledi el bebek gül bebek yetiştirdiği oğlunu!

İlk kelimesini, ilk adımlarını, okulunu, karnesini daha dün gibi hatırladığı oğluna hayretler içinde bakakaldı…

Ne zaman büyümüştü bu kadar, zaman nasıl da akıp geçivermişti öyle.

Daha dünkü çocuk “ANNE ASKERLİK YERİM BELLİ OLMUŞ! ANKARA’YA GİDİYORUM HEM DE ASTEĞMEN OLARAK!” diyor, mutluluktan ayakları yere değmiyordu…

Asteğmen olmak ne demek diye soracaktı ki biran vazgeçti. Güzel bir şey olmalıydı belli ki, değilse bu kadar sevinir miydi hiç KINALI KUZUSU!

Hafifte olsa ana yüreği ferahlamıştı. ANKARA o kadar da TEHLİKELİ BİR BÖLGE değildi…

Tatlı buruk bir telaş başladı tüm ev ahalisinde. Teyze, hala, amca, dayı, dede tüm eşe dosta akrabaya heyecanla haber verildi.

Zaman gelip çatmıştı…
Hemen bir AL ÇEMBER alındı ve KINA YAKILDI VATANINA KURBAN OLSUN DİYE!
Ne de olsa TÜRK TÖRESİYDİ!

Otogara vardıklarında yalnız olmadığını anladı, her taraf MEHMETÇİK, her yanı MEHMET ANASI… Davullar çalıyor, EN BÜYÜK ASKER BİZİM ASKER sesleri yeri göğü inletiyordu adeta.

Hiç tanımadığı insanların omuzlarında bindirilirken otobüse tutamadı gözyaşını. Ağlıyordu ama üzüntüden değil, garip bir duyguydu bu…

Gururluydu…

Orada isimlerin hiç önemi kalmamış, her kınalı kuzu TÜRK ASKERİ,  her ana MEHMETÇİK ANASI oluvermişti!

Hepsinin ağzında aynı dua: “ALLAH SİZİ KORUSUN! ALLAH KAVUŞTURSUN!”

Gel zaman git zaman takvim yaprakları bir bir eksiliyordu SAYILI GÜNDEN…

Yemin törenine gittiğinde öğrendi dönem birincisi olduğunu oğlunun. Bir guru daha yaşatmıştı KINALI KUZUSU anasına. Kendi birliğinde devam edecekti bu başarısının ödülü olarak ona ayrı bir sevindi ana yüreği…

Ne de olsa ANKARA o kadar da TEHLİKELİ BİR BÖLGE değildi ta ki o HAİN geceye kadar!

 

Akşam saatlerinde ALARM verilmiş ve sık sık yapılan tatbikatlarda olduğu gibi hiç zaman kaybetmeden görev yerine intikal etmişti MEHMET! Suriye sınırına Kilis’e sevk edilecekleri söylenerek son 2 ay boyunca sıkça böyle ALARM verildiği için yadırgamamıştı bu durumu.

Görev yerine vardığında diğer ALARMLARA göre biraz daha farklı bir hava vardı, etrafında RÜTBESİNE UYGUN sorabileceği birilerini aradı ancak hep üst rütbeli komutanları vardı. Ne olduğunu soramadı, nasıl sorabilirdi ki sırf dört yıl üniversite okudu diye takılan bir rütbeydi ASTEĞMEN RÜTBESİ!

Öğrenebildiği kadarıyla bir terör olayı vardı hepsi bu kadar!

Emir komuta zinciri dâhilinde çıktılar birliklerinden. Önce kendilerini ALKIŞLAYAN vatandaşları gördüler gururlandılar. Biraz sonra yolları kapatıldı adını dahi sonradan öğrendiği Sıhhiye Köprü’nde bir şeyler oluyordu ama ne?

 

Telsizden gelen emirde GENELKURMAY BAŞKANLIĞINA TERÖR SALDIRISI VAR,  Genelkurmay Başkanı’nı rehin aldılar oraya gidiyoruz diyordu KOMUTANLARI!

 

Genelkurmay Başkanlığına vardıklarında neden vatandaşlar bize öfkeyle saldırıyorlar diye sorgulamaya başladı kendini. Birçok şeye anlam veremiyordu, derken DARBE YAPILDIĞINI öğrendi hem de kendi elleriyle!

Ne yapabilirdi düşündü bir an…

 

Sonra sorumlu olduğu tankın tüm silah ve tahrip ekipmanlarını arızalandırmaları emrini verdi emrinde bulunan personele!

NE DE OLSA ASTEĞMENDİ!

 

Aldığı kararın ne denli yerinde olduğunu anlaması çok uzun sürmedi MEHMETİN. Tanımadığı bir general gelip hemen karşılarında duran HAVA KUVVETLERİ BİNASINI VURMASINI EMRETTİ!

Tankım bozuk komutanım yanıtını verdi…
İnanmadı general ateş ettirmek istedi ama tank ateş etmedi.
Arızalıydı çünkü!

 

Sonra sabaha kadar güvenebileceği birilerini beklediler tankın içinde ve sabah saatlerinde BÜYÜK TÜRK DEVLETİNİN GÜVENİNE sığındılar Milletin DEVLETE EMANETİ MEHMETÇİKLER olarak…

 

Şimdi…

Kendiyle birlikte EN BÜYÜK ASKER BİZİM ASKER sloganlarıyla otobüse bindiği diğer MEHMETÇİKLER evine döndü ama O, o hain gecede ANKARA’da olduğu için tutuklu.

O gece kendisiyle birlikte aynı emir komuta zinciri içinde hareket eden MEHMETÇİKLER BERAAT ederken ( çok yerinde bir karar!) o sırf OKUYUP ASTEĞMEN YAPILDIĞI için 52 kez MÜEBBET ile yargılanıyor hem de emri veren GENERALLERLE aynı şartlarda!

 

Yetmiyor bir de DARBEYİ ENGELLEYEBİLMEK adına BOZDUĞU TANKI İÇİN başka bir dava açılıyor! Sanki o gece DARBECİ HAİNLERİN oyununu nasıl bozarsın der gibi!

 

Tüm Er ve Erbaşlar beraat aldı benim oğlum neden çıkmıyor diye soran yaralı anne ise 17 aydır yaşlı gözlerle ASTEĞMEN OĞLUNUN yolunu gözlüyor “BENİM DEVLETİM EMANETİME HIYANET ETMEZ” diye diye!

O hain gecede kahramanca şehadete eren tüm şehitlerimize Allah’tan Rahmet diler, Büyük Türk Devletimizden tüm masum, günahsız MEHMETÇİKLERİMİZİ,  VATAN HAİNLERİNDEN biran önce ayırarak gözü yaşlı ailelerine kavuşturmalarını temenni ederim…

 

ALLAH BİRLİĞİMİZİ BOZMAK İSTEYENLERE FIRSAT VERMESİN!!!

 

Selam ve dua ile…